İsrailoğulları Kimlerdir?

İsrailoğulları Kimlerdir?

Kur’an-ı Kerim’de bahsedilen İsrailoğulları, Hz. Yakub’un 12 oğlunun soyundan gelenlere denmektedir. Hz. Yakub’un lakabı İsrail’dir. Bu ismin kendisine Tanrı tarafından verildiği Musevi doktrinince rivayet edilmektedir. Tevrat’a göre Yakub peygamberin soyundan gelen Yahudiler, Mısır ve Filistin bölgelerinde İsrailoğulları olarak adlandırılmıştır.

Eski Ahit’e göre İsrailoğulları aynı İbraniler gibi bir kıtlık dönemi geçirmekteydi. Hz. Yusuf tarafından yapılan davet ile Mısır’a giderek bu alana yerleştiler. Mısır ve Filistin’deki nüfusları artırarak burada çoğalmışlardır. Ancak sonraki zamanlarda Firavunlar tarafından köle haline getirilmişlerdir. En ağır işlerde çalıştırılmış, vahşi zulümlere maruz bırakılmışlardır.

Mısır’da yaşayan İsrailoğulları zamanla kendi öz kimlikleri yitirmeye başlamıştır. Mısırlıların sosyokültürel özelliklerini benimsemiş, onların putperestlik inancını uygulamaya almışlardır. Mısırlıların yaptığı gibi altından bir buzağıya tapmaya başlamışlardır. Tapınma törenlerinde boy göstermeye başlarlar. Kur’an’da bu durumla ilgili ayetler yer almaktadır. Ayetlerde, İsrailoğulları’nın Allah’a tövbe ederek yalnızca O’na kullukta bulunmaları gerektiği anlatılmaktadır.

İsrailoğulları ve Firavun

Firavun, bir gece rüyasında dehşet verici bir olaya şahitlik eder. Beytü’l-Makdis tarafından gelen bir alevin kendi topluluğunu yakıp kül ettiğini görür. Bu alevle birlikte kendi kavmi yok olmaktadır. Ancak bu alev İsrailoğulları kavmime zarar vermemektedir. Firavun’un danışmanları rüyayı, İsrailoğulları’ndan bir çocuk doğacağı ve çocuğun Firavun medeniyetini yok edeceği şeklinde yorumlarlar. Bunun üzerine firavun, İsrailoğulları’nın o dönem doğan bütün erkek çocuklarını öldürtecektir.

Peygamberliği müjdelenen Hz. Musa, Firavun ve taraftarlarına hak dini anlatmak için büyük çaba harcamıştır. Ancak bu çaba Firavun tarafından karşılık bulmamış, Firavun’un himayesindeki İsrailoğulları’nın yoldan çıkardığı düşüncesiyle Hz. Musa taraftarları işkencelere maruz bırakılmıştır.

Hakikat hedefinden vazgeçmeyen Hz. Musa, Allah’tan gelen bir vahiy aldı. Vahiy Musa’ya kavmiyle birlikte Mısır’dan yola çıkmasını emrediyordu. Firavun ise bu yolculuğun haberini çoktan almıştı. Ordusuyla birlikte Hz. Musa’nın peşine düştü. Kızıldeniz sahilinde Firavun amacına ulaşmaya çok yaklaşmıştı. Sonunda tehdidini yakalayıp hakimiyetini garanti altına alabilecekti. Ancak o anda bir mucize gerçekleşti. Hz. Musa, Yaradan’ın verdiği kudret ile asasını denize vurdu ve deniz ortadan ikiye ayrıldı. Ayrılan deniz bir yol açıyordu. Musa ve kavmi bu yoldan Kızıldeniz’in karşı kıyısına geçmeyi başarmıştı. Firavun ise aynı yolu takip etti ancak karşı kıyıya ulaşamadan denizin dalgaları arasında boğularak öldü. Bu mucize Kur’an’da Taha ayetinde anlatılmaktadır.

İsrailoğulları ve Hz. İsa

Hz. İsa, Kudüs’e olan ziyaretinde İsrailoğulları’nın ihanetine uğrayarak çarmıha gerilmiş ve sonucunda öldürülmüştü. Bir grup İsrailoğlu Hz. İsa’yı kurtarıcı olarak görürken, başka bir grup ise Hz. İsa’yı Tanrı’nın emirlerini yok sayan bir hain olarak görmekteydi. İsa’nın öğretilerinde mal, mülk ve zenginlik kavramlarının değersiz olduğunun anlatılması varlıklı İsrailoğulları’nı rahatsız etmekteydi. Bu sebeple bir Romalı olan Kudüs Valisi’ne İsa’nın ne kadar tehlikeli olduğundan, Roma İmparatorluğu’nu parçalamak istediğinden bahsettiler. Bu iftiralar, Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesine neden olmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir